insanın bir kullanma kılavuzu olmaması, bazen ıskaladığımız en basit güzellikler, bilmediğimiz en basit doğrular, onca farklılık. çok fazla bilinmeyenli bir denklemin orospu çocuğu bileşenleri olmadan da yaşayabilirdik sanki ama olmadı sanki ha. olmayacak da.
mutlu olmak çok mu zor ya da mutluluğun bana satılmış en büyük yalan/sahte şey olduğunu anlamam çok mu zor? çok zor be atam! ne doğru, ne yanlış, ne gerçek, ne? ben kimim, sen kimsin, o kim, yalanların arasındaki gerçekler kaç tane, nasıl bulacağım onları ya da aramama değecek hiç gerçek var mı? bilmiyorum.
her boku bilen herkesin aksine, tarafını seçen herkesin aksine, ne yapacağını nasıl davranacağını bilen nasıl yaşayacağını bilen tüm insanlığın aksine BEN BİR BOK BİLMİYORUM! yıllarım bir dönemeçte karar almaya çalışarak geçiyor. annemin beni sevemediğini, dekartın meşhur "her şeyden şüphe et"ini duyduğumdan beri başıboş dolaşıyorum. herhangi bir şeyin herhangi bir anlamı yok. işim çok boktan, ben daha boktanım, arkadaşlarıma en fazla 50-100 kelime katlanabiliyorum, ailem ... ailem varlar mı yoklar mı belli değil, kadınlar yalana bağımlı yalandan nefret eden varlıklar keza insanlık öyle zaten. hem ne var hayatta yaşamaya değecek? kitaplar, filmler, diziler, müzikler ve çocuklar(ki çocukların da kesinlikle korunması lazım toplumdan, kendi ailelerinden, insanlıktan) dışında. kediler diyen entel siktirip gider misin?
hep anlatacak bir şeylerim var olduğunu düşünürdüm bulduğumda birini ama sadece tek başına geçirilmiş bir çocukluk/hayat benim hikayemin tamamı. gerisi benim süslemelerim, yalanlarım, kendimi önemli biri göstermek için harcadığım acınası çaba.
kime yazıyorum bu satırları, kim okuyacak. tabi ki ben piç. bu blog dışarıya kapalı googlea açık. siktir git google.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder