peki nedir bu iletişim:
1 - a. 1. Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. 2. tek. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon:
Güncel Türkçe Sözlük2 - İng. communication
Bir yerden, bir kişiden, bir makineden bir başkasına, herhangi bir ortamdan yararlanarak bilgi gönderme.
BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü 19813 - İng. communication
Bir düşüncenin, bir duygunun yüz anlatımı, el, kol ve baş hareketleri, konuşma yoluyla ya da yazı, telefon, radyo, televizyon gibi bildirişim araç ve gereçlerinden yararlanarak bir kimseden başka bir kimseye iletimi.
BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 19744 - İng. communication
Bilgi ve deneyim alışverişi.
BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 19835 - İng. communication
Bir bilginin, bir haberin, bir niyetin, bir konuşmanın ilkel veya gelişmiş bir işaret sisteminden yararlanılarak bir zihinden başka bir zihne yahut da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması. Dil en önemli iletişim aracıdır.
BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003amma da uzunmuş amına koyim ha. kopyala-yapıştır bi hal oldum. neyse. diyor ki iki şey arasındaki, bu iki şeyde zihni saymış tdk ki çok ilginç geldi bana, paylaşım genel olarak. otu paylaş, boku paylaş yeter ki muhatabın olsun diğer türlü ileti oluyormuş.
peki biz nasıl iletişiyoruz. facebook olmadan önce insanlar nasıl iletişiyordu, ya da telefon aygıtı yaygın değilken ve hatta motorlu taşıtlar yokken. düşünsene şu anda arkadaş listene ekeldiğin iskandinavla tanışman sene 1300'de imkansızdı mına koyim. yani iletişim çeşitleri acayipleşti, gelişti ama bence iletişmek isteğinin kökeni çok fazla değişmedi sanki. yani adam 1400lerde çine aynı sebepten gidiyordu, şimdi de sebepler aynı. seks, para, güç vs. hala temel iletişim istek kökenleri olmaya devam ediyor.
o değil de koskaca fakültesi olan boku tek gönderide halletmeye çalıştığımı farkettim. ben kimim lan. sikerim konuya bodoslama dalalım moruk.
olay şu şu anki sistemde tek şey geçerli "connected" olmak. türkçesine sokayım da ne kadar insan tanıyorsanız veyahut ne kadar çok insan sizi tanıyorsa kısaca bağlarınız ne kadar güçlüyse bu sistemde o kadar sosyal kastta üst basamaklarda yer alıyorsun. niye diye düşününce bence o kadar çok açığınız oluyor ki sistem sizi yeteri kadar zayıf gördüğü için bağrına basıyor.
ha bir de diğer iletişim iş iletişimi var. ne kadar diliniz kahverengi ise o kadar yükselirsiniz. diplomanız yetersiz, uzmanlığınız geçersiz, çalışkanlığınız görünmezdir, eleştirileriniz/fikirleriniz önemsizdir. sadece patronu yalama çağında da değilsiniz artık 360 derece performans değerlendirme anketleri sağolsun bütün çalışma arkadaşlarınızın kıçında olmalı diliniz. bütün müşterileri memnun etmelisiniz. onlar sizin efendiniz siz kölesi bile değil hayvanlarısınız onların. yalakalık öldü yaşasın oruspu çocukluğu. tüm hayatını herkesi memnun ederek geçirmektense sokaklarda yaşamaya razıyım.
peki sosyal kast sistemi. ona gelecem. mevzu derin.


