İletişim!

bir "iletişim"dir almış başını gidiyor. herkes herkesle iletişmek istiyor. herkes herkesle iletişmek istediği herkesin de herkesle iletişmesini istiyor. iletişemiyorsan çemberin dışında kalıyorsun, iş bulamıyorsun, para bulamıyorsun, seks bulamıyorsun kısaca iletişmen iyi değilse yoksunluklar boy boy. iletişmeyen adamdan korkuyor sistem. niye iletişmiyor bu amın oğlu diye çekiniyor. yaftalıyor, iftira atıyor, oruspu çocuğu ilan ediyor. bende buradan iletişiyorum o zaman piç.

peki nedir bu iletişim:
1 - a. 1. Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. 2. tek. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon:
 Güncel Türkçe Sözlük

2 - İng. communication 
Bir yerden, bir kişiden, bir makineden bir başkasına, herhangi bir ortamdan yararlanarak bilgi gönderme.
 BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü 1981
 
3 - İng. communication
Bir düşüncenin, bir duygunun yüz anlatımı, el, kol ve baş hareketleri, konuşma yoluyla ya da yazı, telefon, radyo, televizyon gibi bildirişim araç ve gereçlerinden yararlanarak bir kimseden başka bir kimseye iletimi.
 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974
4 - İng. communication
Bilgi ve deneyim alışverişi.
 BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983

5 - İng. communication
Bir bilginin, bir haberin, bir niyetin, bir konuşmanın ilkel veya gelişmiş bir işaret sisteminden yararlanılarak bir zihinden başka bir zihne yahut da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması. Dil en önemli iletişim aracıdır.
 BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003

amma da uzunmuş amına koyim ha. kopyala-yapıştır bi hal oldum. neyse. diyor ki iki şey arasındaki, bu iki şeyde zihni saymış tdk ki çok ilginç geldi bana, paylaşım genel olarak. otu paylaş, boku paylaş yeter ki muhatabın olsun diğer türlü ileti oluyormuş. 


peki biz nasıl iletişiyoruz. facebook olmadan önce insanlar nasıl iletişiyordu, ya da telefon aygıtı yaygın değilken ve hatta motorlu taşıtlar yokken. düşünsene şu anda arkadaş listene ekeldiğin iskandinavla tanışman sene 1300'de imkansızdı mına koyim. yani iletişim çeşitleri acayipleşti, gelişti ama bence iletişmek isteğinin kökeni çok fazla değişmedi sanki. yani adam 1400lerde çine aynı sebepten gidiyordu, şimdi de sebepler aynı. seks, para, güç vs. hala temel iletişim istek kökenleri olmaya devam ediyor. 


o değil de koskaca fakültesi olan boku tek gönderide halletmeye çalıştığımı farkettim. ben kimim lan. sikerim konuya bodoslama dalalım moruk. 


olay şu şu anki sistemde tek şey geçerli "connected" olmak. türkçesine sokayım da ne kadar insan tanıyorsanız veyahut ne kadar çok insan sizi tanıyorsa kısaca bağlarınız ne kadar güçlüyse bu sistemde o kadar sosyal kastta üst basamaklarda yer alıyorsun. niye diye düşününce bence o kadar çok açığınız oluyor ki sistem sizi yeteri kadar zayıf gördüğü için bağrına basıyor.


ha bir de diğer iletişim iş iletişimi var. ne kadar diliniz kahverengi ise o kadar yükselirsiniz. diplomanız yetersiz, uzmanlığınız geçersiz, çalışkanlığınız görünmezdir, eleştirileriniz/fikirleriniz önemsizdir. sadece patronu yalama çağında da değilsiniz artık 360 derece performans değerlendirme anketleri sağolsun bütün çalışma arkadaşlarınızın kıçında olmalı diliniz. bütün müşterileri memnun etmelisiniz. onlar sizin efendiniz siz kölesi bile değil hayvanlarısınız onların. yalakalık öldü yaşasın oruspu çocukluğu. tüm hayatını herkesi memnun ederek geçirmektense sokaklarda yaşamaya razıyım.


peki sosyal kast sistemi. ona gelecem. mevzu derin.



Açlık

Bazen her şeyi sikebilirmişim gibi geliyor sonra geçiyor tabi ehe ehe. Çoğu zaman yesem yesem doymam, içsem içsem kanmam, uyusam mışıl mışıl günlerce yorgunluğum gitmez gibi geliyor.



O beni sevse öbürü de sevsin istiyorum, öbürü severse diğeri de sevsin. Hepsiyle beraber olsam daha başkalarıyla beraber olmak, daha çok beraber olmak... Kısaca kainati siksem yine doymam gibi geliyor ama geçiyor sonra. 5 dakka sonra.



Onu alsam diğeri çıkıyor, diğerini alsam daha özelliklisi çıkacak deniyor, en güzelini alıyorum bi güzelini yapıyorlar, en iyisini buldum derken daha iyisine gözüm çarpıyor. Steve Jobs'un götüne koyum bu arada.



Velhasıl  öyle bir açlık ki içinden çıkamıyorum ve beni yiyor bu açlık, beni tüketiyor. Aslında çıktım sayılır bi dakka söylediğimi yalanlayarak söyleyeyim. Hiç bir şey almıyorum, hiç kimseyle beraber olmuyorum, hiç arzulamamaya çalışıyorum evet kolay değil. Ama "Arzu" kendisine tasma takamazsam beni ısıracak vahşi bir köpek. Kapitalizm bu köpeğin önüne paso et atıyor ama yok artık.

+18 Saçmalığı

- 18 yaşından küçük insanlarla seks yapmayı yasaklayanı kınıyorum ve kesinlikle katılmıyorum bu konuya. Bazı ülkelerin tamamının sapık olduğu kanaatine varabiliriz +18 absürdlüğünü savunuyorsak. Tamam cinsel açıdan aktif olmamış bir insanla ilişki kurmak, türleri karıştırmak benim de midemi kaldırıyor ama 16 yaşındaki liseliyle de ikimiz de istiyorsak bence gayet raat sikişebilmeliyiz pardooon aşk yapabilmeliyiz. Ben yapmam [niye yapmıyorsam o ayrı bir konu aslında. niye yapmayayım. yaparım gibi.] ama yapanı ayıplamam. Zaten on yüz bin milyon tecavüz ve sapık haberi arasında bence en az yüzdeyi de bu kısım kaplar.

- 18 yaşından küçük insanların alkol ve sigara alamaması mesela. Siktirin gidin lan toplumun vasat müsveddeleri. 7 yaşında sigaraya başlamış ve 1 sene içmiş biri olarak siktirin gidin. ee hani özgürlük. Ehliyet de aynı olay bak. 

Daha çok var ama toplumun henüz tartışacakları bu kadar veyahut benim sınırım. İnsanın alçalmasının sınırı, bir alt limiti yok bunu iyi ezberlemek lazım. Ahlak dediğin şey siktiri boktan bi şey.

Ne diyordum, nereye geldim.

Maske

Aslında göründüğüm kadar zeki değilim. Kimse de değil bence. "Bir insanı yalan söylerken dinlemek güzeldir, zira size hayallerinden bahseder aslında" dense de yalan söyleyen insanı sevmiyorum. "Sadece gerçekler söylense konuşulacak çok az şey kalır." diyen insanın götünden kan alayım. Bana yalan söyleme arkadaş. Sevmiyorum.

Meraklarımın başında bir dindarın yalnızkenki Allah inancı, bi atesistin ölüm korkusu, bir fenerlini galatasaray hakkındaki gerçek fikri veya bir galatasaraylının öz fener düşüncesi yer alıyor. Yarışmacı arkadaşlara başarılar diler, yalarım anam.

Yarından Umut Yok!

Ya şimdi ben bunu en olmayacak yerde gördüm. Ama nasıl komik, Böyle koli kalemiyle da ne güzel yazılmış.

O değil de gayleri sevmiyorum ben ya. Yani ne bileyim varlıkları rahatsız edici değil, kardeşim gay olsa umursamam gibi, bırak kardeşi sülale gay olsa sikimde olmaz ama işte gay bir ev arkadaşına katlanamam, katlanamıyorum. Sanırım sikilmekten korkuyorum. Evet.

Az Önce

Az önce kızın biri hımm, hımmf, hımmmmm diye diye bir sandviç yedi ve half-orgazm oldu o sırada. Kötü oldum. Niye öyle oldum? Kıskandım; hayatta herhangi bir şeyden bu kadar keyif almadım son yıllarda. Sinirlendim;rol yaptığını düşündüm çünkü hiç gerçekçi gelmedi, sırf o sesleri çıkarmak için çıkardı gibi geldi amına koyim. Laf sokup bozmak istedim ama sonra siktir et dedim. Kız da şişman bu arada. Whatever dude.